29 Mayıs 2013 Çarşamba

Evlendim Geldim :)

Evet çok rahat söylüyorum :)

Evlendim geldim :)

Haftasonu nikahım vardı.

Kına gecem nikahım şahaneydi

şimdş 8 haziranda Afyonda düğünüm olacak

Onu da atlatayım tam anlamıyla döneceğim buraya

öpüldünüüzz

5 Mart 2013 Salı

El Kremlerim..

Merhabalarr...

Uzuuun zamandır yine yokum :)

Bu süreç içerisinde epeyce koşturmacam oldu. Malum çeyiz, ev işleri.

Fakat hala bir ev bulamadım :(

Bu arada 26 Mayıs'ta nikahım var :)

Kendimle ilgili gelişmeleri ayrıca yazacağım uzun bir post olur ondan :)

Bugün sizlere elimdeki el kremlerinden bahsedeceğim. Ellerimin kuru olmasına asla tahammül edemiyorum. Fakat bazı sabunlar da tam elleri kurutmak için yapılmış. Mecbur kremsiz duramıyorum. İşte kremlerimin bir kısmı.




Bu kremi Watsons'dan almıştım. Kokusu ve yapısıyla şu an favorim. Bildiğin çikolatalı bisküvi gibi kokuyor. Nişanlıma göreyse kek gibi :) Yumuşacık ve hızlıca emiliyor. İngiltere'den ithal ürün. Şiddetle tavsiye edebilirim. 7 tl ye almıştım. 


 


Bu krem de yine çikolatagillerden. Bu da 2. favori ürünüm. kokusuna da elde bıraktığı etkiye de bayılıyorum. Fiyatını malesef tam hatırlayamıyorum.



Yiyecek kokmayan kremim :) Yumuşak bir yapısı var ve yine çok hızlı emiliyor. Kokusu da çook güzel. Markafoniden almıştım 9 TL'ye.


İşteee kaşığı daldırıp yememek için zor durduğum kremim :) Bayılıyorum bayılıyorum.





Yenimoda.com alışverişimdi kendisi fiyatı 7 TL idi yanlış hatırlamıyosam. Aslında kendisi ilk kullanımda gül kokusuna sahip fakat daha sonra o koku çok kötü oluyor. Elinizi yıkamak zorunda kalıyorsunuz.



Bu krem de çilek kokulu. Yine ilk başlarda kokusu çok güzel fakat biraz durunca çürük çilek kokusuna dönüyor. o yüzden epeydir kullanmıyorum. Ele bıraktığı etkileri hatırlamıyorum bile.



Avon'un kremi. Hiç ama hiç beğenmiyorum. Elde çok acayip bir his bırakıyor. Kıtır kıtır ediyor resmen.



Bebek vazeliniiii. kokusu bana yeğenlerimi hatırlattığı için kullanıyorum kıh kıh :)





Veee bu da kremlerimin toplu hali..




İlk üçü deneyin deriiim :)


Görüşmek üzere :)))


19 Ocak 2013 Cumartesi

Özlediklerim...

-Tom ve Jerry
-Buggs Buny
-Jetgiller
-Taş Devri
-Leblebi tozu
-Çöp kovasının başında kalemin ucunu açma bahanesiyle konuşma
-Haftasonu uyandığında yatağından kalkmadan Şirin'leri izleyebilme özgürlüğü
-Anneyle yapılan gezmeler
-Teyze çocuklarıyla birlikte annelerimizin misafirliğe götürdüğü evde kendimize arkadaş bulma
-Hayran olunan şarkıcının çıktığı programı pür dikkat izlemek
-Tekniği kötü ama duyguları iyi olan diziler
-Evde annenin çay demlemesi
-Oyuncak bebekler
-Taso
-Yumiyum
-Arı Maya silgilerim
-Kaptan Mağara Adamı
-Düdüklü şeker
-Para çikolata
Gazetelerin verdiği kağıt bebeklere kağıt elbiseler giydirmek
-Patlayan şeker
-Maske
-Cino
-Şahane Pazar programı



Kısacası tüm çocukluğum.

Duygularım tavan yaptı yine.

Yazacağım çok şey vardı ama yazarsam ağlarım  o yüzden yazmayayım.

Görüşmek üzere :)

5 Ocak 2013 Cumartesi

E Biraz Da Kitap Okumak Lazım...

Kitap okumak önceden çok yaptığım daha sonrasında ise tembelliğim sebebiyle bir türlü gerçekleştiremediğim eylemdir. Çok severdim kitap okumayı. O kitabın dünyasında kaybolmayı...

Geçtiğimiz hafta limango'da kitap kampanyasını görünce hadi bakalım şeytanın bacağını kıralım dedim.

Tamam itiraf ediyorum. Hatun kişiliğime yenilip 5 adet duygusal kitap almış olabilirim. Ama bir yerden yeniden başlamak lazım değil mi?

İşte kitaplarım...













Henüz elime ulaşmadılar. Limango'nun bu huyunu sevmiyorum malesef. Geç gönderiyor.
Merakla bekliyorum bakalım kitaplarımı. Umarım beni kitap okumaya yeniden bağlarlar ve ben tekrar kitap kurdu olurum.


Okudukça izlenimlerimi yazacağımdır.

Görüşmek üzere :)

1 Ocak 2013 Salı

Evim Sensin...



Of diyorum... Bu film için en iyi kelimedir herhalde.

Geçtiğimiz Pazar günü nişanlım ile Evim Sensin'e gittik. Başlarda kendisinin çok ön yargısı vardı. Hatta epeyce kızıyordu bu filme gidilir mi diye. Paşam sinema okuduğu için Türk filmlerinin tekniklerini beğenmez :)

Film başladı. İlk başlarda pek hoş değildi. Özcan Deniz'in oynadığı İskender karakteri çok karizmatik havalı olarak verdiği sahneler sin ir bozucuydu. Ama sonradan toparladı film kendini. Hem komedi hem dram. Bol kahkaha ve bol gözyaşı.

Fahriye Evcen'in hayat verdiği Leyla karakterinin masumiyeti, İskender'in kabuklarının altından çıkan sevgi,aşk, şefkat dolu deli aşık ve onların aşkları... Hüf diyorum. Kesinlikle gidin izleyin anlayacaksınız ne demek istediğimi.

Bazı sahneler beni dağıttı özellikle. Leyla'nın ailesinin kızlarının hastalığını öğrendiği zaman Leyla'nın istemsiz olarak altına kaçırması,bunu farketmemesi ve İskender'in onu sarmalayarak banyoya götürdüğü sahne, final sahnesi falan. Ay anlatmayacağım izleyin kendiniz yaşayın o duyguyu.

Fahriye Evcen'in doğallığı şahaneydi. Özcan Deniz'in 90'lı yıllardaki halinden eser yok adama sihirli bir değnek değmiş resmen.

Bu türkü varyaa dilime dolandı kaç gündür. Duyduğum an gözlerim doluyo.

Kesinlikle izleyin diyor ve susuyorum...

Aşkla kalın...

26 Aralık 2012 Çarşamba

Zaman Geçiyor...


"Şimdi bu tümsekli yolun çukurundayım
Ben tırmandıkça geride kalır güller
Karşılaşırsak sor ki pişman mıyım?
Olan olur biten biter hayat devam eder"

Şu an ki duygularımı tarif etmem imkansız diyebilirim. Bu şarkıyı 534684516 kez dinledim bu postu yazana kadar sanırım. 

Zaman geçiyor.

Su gibi. 

Bugün 2 kişiyle bunu çok daha iyi anladım.

Daha bir kaç gün önce lisedeydik yani ben öyle hatırlıyorum aradan geçen zamanı görmek istemiyorum.. O, benden bir alt sınıftaydı. Aynı servisteydik. O bana çok yakın bir mesafede oturuyordu.

8 sene boyunca hep birbirimizleydik. Arada konuşmadığımız oldu. Arayıp sormadığımız zamanlar. Ama o zamanlarda biliyorduk ki biz birbirimize küsmezdik. Kırılmazdık. Kalbimiz birdi. Hani 40 yıl aramasak da bilirdik bunu.

Aşkına, sevgisine, göz yaşına,kahkahasına şahit oldum. Birbirimizin omzunda teselli bulduk çoğu kez.

Hani hep derim ya tek çocuğum ama kardeşlerim çok diye. İşte O'da onlardan biri... Ne kadar kızsam da sevgisi değişmeyenlerden.

Kuzucum o zamanlarda birini sevdi. Çok sevdi. O da onu sevdi. İlk başlarda onaylamasam da O'nun mutluluğu önemliydi. 

Kuzucum şimdi 6 yıllık sevdiğine hayaline kavuşuyor.

Ben ise şu an şoktayım. Kuzucuk 3 gün sonra evleniyor. 

Zaman bu kadar hızlı mı geçti?

O büyüdü mü?

Ne zaman büyüdü?

Abla olmak böyle bir şey mi?

Şimdi istemsiz akıyor gözyaşlarım. Engel olamıyorum. 

Mutluyum tabii. Ama büyümüş ki..

Buradan ona br mesajım var..

Kuzucum. Nerede, kiminle, nasıl olursan ol. Ben hep yanındayım. Ablan olarak. Hep seninleyim.

Şu an seninle mesajlaşıyoruz. Gelinlikli resmini görünce hepten koptum. Ama seviyorum seni şebek. 

Ve son olarak..

"Olan olur, biten biter hayat devam eder"...



Eeee Naber?

Merhabaaaaa

Farkındayım çok ama çook tembelleştim.

Abarttım hatta.

Ama özel hayatım ve iş hayatımdaki yoğunluk varyaa beni mahvetti.

Annem ameliyat oldu. Büyük bir ameliyattı. Ev,yemek falan hepsi tamamen bendeydi. E iş eklenince bir de üstüne aman aman yani.

Şükür ki atlattık.

Ayh...

Kendime hiç ama hiç vakit ayıramaz oldum.

Ama buu dönemde tarifler deneyimler falan bolca var yani.

Bugünlerde Sıla Zor Sevdiğimden şarkısına feci taktım. Defalarca dinlesem bıkmam yani...

Sizlerr neler yapıyorsunuz?

Unuttunuz mu beni hı?