21 Eylül 2011 Çarşamba

Hep Eksik Diyorum Ya O Bile Az...

Tabi ki bu başlığı Mustafa Ceceli gibi giden sevgiliye falan söylemiyorum. Aslına bakarsak hayatımızda o kadar büyük eksiklikler var ki...

Evet bugün İstanbul'a yağmur ve haliyle Sonbahar da geldi. Hüznün mevsimi. Ve ben de güne bu mevsimin şanına yakışır bir şekilde başladım.

Hayatım boyunca hep eksikliğini hissettiğim birşey var. Kardeş sevgisi. Daha doğrusu sevgisi olsun olmasın kardeş.

Tek çocuğum malesef. Geçmiş tarihlerde 2 kardeşimi daha dünyaya gelemeden annemin sağlık sorunlarıyla daha 15'er günlükken uğurlamak zorunda kalmıştık.

Tabi o zaman küçüğüm daha neyin ne olduğunu bilmem. ama zaman geçtikçe bunun eksikliği o kadar ağır bir şekilde hissettirdi ki kendisini..

Eğer o zaman dünyaya gelmiş olsalar bugün biri 18 diğeri 14 yaşında olacaklardı. Bu gece enteresan bir rüya gördüm. 18 yaşında olan kardeşimi gördüm. Rüya detaylarına girmeyeceğim. O'nun rahatsız olmasını istemiyorum. Belki çok anlam verdiğimi düşünebilirsiniz "Daha 15 günlük ceninden ne olacak ki?" diyebilirsiniz. ama yok işte öyle değil. 1 saniyelik bile olsa o bir candı. Ve O'nu rüyada görmek öyle müthiş bir duygu ki. En zorda hissettiğim zamanlarımda beni,ablasını rahatlatmak için gelmişti benim meleğim rüyama...

Tüm gün bu rüya sayesinde ağlayarak geçti. Bir yandan çalışıp bir yandan ağladım. Hem ağlarım hem giderim hesabı:)

Buruk bir sevinç var içimde buruk bir hüzün...

Anlamlandıramadığım.

Rüyama geldiği için O'na teşekkür ediyorum. Allah'ıma da şükrediyorum...

Yalnız olmadığımı hissettirdi bana meleğim. Beni desteklemesi için illa ki bedeninin burda olmasına gerek olmadığını, beni ruhlar aleminde de gözettiğini hissettim. Ve bugün yine anladım ki aslında onlar var. Biz 3 kişilik değil, 5 kişilik bir aileyiz...

Offf daha fazla dayanamiciiiimmmm

İlk yazımın aslında cıvıl cıvıl olmasını isterdim ama idare edin artık. Geçerli sebebim var hüzünlenmem için...

Hoşçakalııııııııııınnnnnnn......

Ve kardeşiniz varsa sımsıkı sarılın ona....

Merhabalarrrr....

Merhabalar...

Blogumu açalı hayli zaman oldu fakat varlığınu ben bile unutmuş durumdaydım. Ve bu da ilk yazım...

Şu an aman ne paylaşsam blogumda gibi bir endişe taşımıyorum. Sınır çizmiyorum kendime. İçimden ne geldiyse öyle davranacağım sanırım.

Aslında bugün çok garip bir gün. Sebebini bir dahaki yazılarımda yazarım. Sonbaharı hissettim bugün. Ve sanırım kendimi buldum. Evet evet benim mevsimim Sonbahar. Hoşgeldim ben.. Hoşgeldin Sonbahar...

Görüşmek üzere...