30 Aralık 2011 Cuma

Gecenin Huzuru...

Gece huzurludur...  Özellikle bir sonraki gün tatilse:)

Cuma gecelerini bu yüzden daha bir sever oldum.

Artık 2 Cumartesi tatil yapıp 1 Cumartesi çalışıyorum çünkü.

Kendimle kaldığım zaman radyomu açıyorum, mumlarımı yakıyorum vs. vs. Yani kısacası hoşuma gidecek ne varsa yapıyorum ki haftanın stresi gitsin. Tavsiye ederim güzel oluyor.

Ha bir de sabah telefonun alarmıyla uyanmayacağını bilmek oooo işte bu yaa esas huzur bu:)

Aslında bugünlerde kafama takılan bir konu var...

Zaman nasıl geçiyor?!!

Bu soruyu sormama sebep olan şey ise sade ve sadece bir lise üniformasının arması.

Dün dolabımı düzenlerken elime geçti okul armam.

Ne ara eskimişti ki o? Ben ne ara hiç bitmeyeceğini düşündüğüm liseyi bitirdim? Ne ara üniversiteyi de bitirip işe başladım? Ki Üniversite biteli 2 yıl oluyor yani...

İlk okulu falan hiç karıştırmıyorum. Okula ilk gittiğim gün dün gibi aklımdadır.
Ben heyecanlı neşeli. Mavi önlüğümü giymiş, beyaz yakamı takmıştım. Annem saçlarımı toplamıştı. Babamla büyük heveslerle almıştık okul gereçlerimi. Çok iyi hatırlıyorum Tahtakale'de bir tezgah geçiyordu yanımızdan babamla yürürken... Orda gördüğüm mavi atlı karınca şeklindeki kalemtraşı hemen büyük bir hevesle almıştık. Çok değişik gelmişti bana tabi. Çok güzeldi... Önlükle fotoğraf çektirmek istemiştik. Tabi o fotoğraf çekimi bana eziyet olmuştu hep gülmüştüm:))

O yıllara dair çok şey aklımda... Bir süre sonra acaba liseye üniversiteye gider miyim diye düşünmüştüm. O yıllar bana o kadar uzaktı o kadar imkansızdı ki... 

Ama şimdi geri dönüp baktığımda su gibi akıp gitmiş...

Çok çabuk geçmiş...

Neden büyümek isterdik acaba? 

Büyüdükçe daha zorlaşıyor herşey...

Şu sıralar bu zorluklarla boğuşuyorum. Boğuştukça da o günleri özlüyorum...

Ve korkuyorum. Gelecek yıllarımın da bu kadar hızlı akıp gidecek olmasından....

Hadi gel de sevin şimdi yeni yıl geldi diye...

Bir de şöyle birşey var. Hafızam normalde çok güçlü değildir. Anlık olayları o kadar iyi hatırlamam. Hatta bir gün kendimi bir yerde unutursam şaşırmam yani o derece. Ama gel gör ki söz konusu anılarım çocukluğum vs. olunca iş değişiyor. Kimsenin hatırlamadığı şeyleri hatırlatıyorum. Aslında bu çok güzel bir şey ama hüzünlendiriyor insanı...

Hatta dün çocukluğuma derin bir yolculuk yaptım ablamla...

Sanırım o da şaşırdı benim gibi:)

Bu kadar çok şey hatırlamak özletiyor o yılları yaa...



İşte böyle zamanlarda Grup 84'ten Şimdi Hayat şarkısı dilime dolanıyor...

"Her kadehte bir yıldız tuttum
Söndürdüm avuçlarımda
Koşarak
kaçtım güya çocukluğumdan
Büyümeyi öğrenemedim hala


Şimdi hayaat ister çiçeklerle gelsin,

İsterse vursun geçsin.
En bilindik yalanlarından,
Bir yalan seçsin gelsin..."

Hayatımızın tadını çıkarabilmek dileğiyle...

Hoşçakalınn....

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Aman efendim yorum yapan elleriniz dert görmesin :))