19 Ocak 2013 Cumartesi

Özlediklerim...

-Tom ve Jerry
-Buggs Buny
-Jetgiller
-Taş Devri
-Leblebi tozu
-Çöp kovasının başında kalemin ucunu açma bahanesiyle konuşma
-Haftasonu uyandığında yatağından kalkmadan Şirin'leri izleyebilme özgürlüğü
-Anneyle yapılan gezmeler
-Teyze çocuklarıyla birlikte annelerimizin misafirliğe götürdüğü evde kendimize arkadaş bulma
-Hayran olunan şarkıcının çıktığı programı pür dikkat izlemek
-Tekniği kötü ama duyguları iyi olan diziler
-Evde annenin çay demlemesi
-Oyuncak bebekler
-Taso
-Yumiyum
-Arı Maya silgilerim
-Kaptan Mağara Adamı
-Düdüklü şeker
-Para çikolata
Gazetelerin verdiği kağıt bebeklere kağıt elbiseler giydirmek
-Patlayan şeker
-Maske
-Cino
-Şahane Pazar programı



Kısacası tüm çocukluğum.

Duygularım tavan yaptı yine.

Yazacağım çok şey vardı ama yazarsam ağlarım  o yüzden yazmayayım.

Görüşmek üzere :)

5 Ocak 2013 Cumartesi

E Biraz Da Kitap Okumak Lazım...

Kitap okumak önceden çok yaptığım daha sonrasında ise tembelliğim sebebiyle bir türlü gerçekleştiremediğim eylemdir. Çok severdim kitap okumayı. O kitabın dünyasında kaybolmayı...

Geçtiğimiz hafta limango'da kitap kampanyasını görünce hadi bakalım şeytanın bacağını kıralım dedim.

Tamam itiraf ediyorum. Hatun kişiliğime yenilip 5 adet duygusal kitap almış olabilirim. Ama bir yerden yeniden başlamak lazım değil mi?

İşte kitaplarım...













Henüz elime ulaşmadılar. Limango'nun bu huyunu sevmiyorum malesef. Geç gönderiyor.
Merakla bekliyorum bakalım kitaplarımı. Umarım beni kitap okumaya yeniden bağlarlar ve ben tekrar kitap kurdu olurum.


Okudukça izlenimlerimi yazacağımdır.

Görüşmek üzere :)

1 Ocak 2013 Salı

Evim Sensin...



Of diyorum... Bu film için en iyi kelimedir herhalde.

Geçtiğimiz Pazar günü nişanlım ile Evim Sensin'e gittik. Başlarda kendisinin çok ön yargısı vardı. Hatta epeyce kızıyordu bu filme gidilir mi diye. Paşam sinema okuduğu için Türk filmlerinin tekniklerini beğenmez :)

Film başladı. İlk başlarda pek hoş değildi. Özcan Deniz'in oynadığı İskender karakteri çok karizmatik havalı olarak verdiği sahneler sin ir bozucuydu. Ama sonradan toparladı film kendini. Hem komedi hem dram. Bol kahkaha ve bol gözyaşı.

Fahriye Evcen'in hayat verdiği Leyla karakterinin masumiyeti, İskender'in kabuklarının altından çıkan sevgi,aşk, şefkat dolu deli aşık ve onların aşkları... Hüf diyorum. Kesinlikle gidin izleyin anlayacaksınız ne demek istediğimi.

Bazı sahneler beni dağıttı özellikle. Leyla'nın ailesinin kızlarının hastalığını öğrendiği zaman Leyla'nın istemsiz olarak altına kaçırması,bunu farketmemesi ve İskender'in onu sarmalayarak banyoya götürdüğü sahne, final sahnesi falan. Ay anlatmayacağım izleyin kendiniz yaşayın o duyguyu.

Fahriye Evcen'in doğallığı şahaneydi. Özcan Deniz'in 90'lı yıllardaki halinden eser yok adama sihirli bir değnek değmiş resmen.

Bu türkü varyaa dilime dolandı kaç gündür. Duyduğum an gözlerim doluyo.

Kesinlikle izleyin diyor ve susuyorum...

Aşkla kalın...